HaberlerKöşe Yazıları
Anasayfa'ya Geri Dön
13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

ÜNİVERSİTE GAP’A LOKOMOTİF OLACAKTI...

ÜNİVERSİTE GAP’A LOKOMOTİF OLACAKTI...
19 Şubat 2012
19:09

Harran Üniversitesi, GAP projesinin merkezine oturmuş Şanlıurfa’ya büyük bir değişim yaşatacağı ve kültürel yapıyı zenginleştireceği, geliştireceği düşüncesiyle Eski Bakanımız Necmettin Cevheri’nin ve Şanlıurfa’nın diğer mümtaz şahsiyetlerinin oluşturduğu ve benimde içinde olduğum bir heyetin öncülüğünde 12 Haziran 1992 yılında kuruldu. Bugün tam 20 yıllık bir geçmişe sahip Medeniyetin beşiği Harran İlçesinin adını alan ’Harran Üniversitesi maalesef geride kalan yıllarını heba etmiştir’.

Kuruluş aşamasında Şanlıurfa’lı Anayasa Hukuku Profesörü Servet Armağan’a teklif götürüldü ve Armağan hoca kurucu Rektör olarak 1992 yılında Rektörlük görevine atandı.

Harran Üniversitesi kuruluşunda hazırda farklı Üniversitelere ait Ziraat Fakültesi, İlahiyat Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Şanlıurfa Meslek Yüksekokulu vardı. Heyecanla hummalı bir çalışmaya girişildi. Bir yandan mevcut şartlarda yeni kurulan fakülteler için fiziki şartlar oluşturulmaya, öte yandan öğretim elemanı ihtiyacını tedarik etmeye gidildi.Kadrolaşmayı İsmail Benek yaptı, yapılan kadrolaşmanın bugün çok büyük acısını çekiyoruz. Başlangıç itibariyle büyük gayretlerle yürütülen bazı güzel çalışmalar, daha sonra yaşanan fikri- ayrılık ve ihtilaflarla gelişmelerin gelişmenin önüne bariyer gibi yerleşti. İlk seçimlerde yaşanan tatsızlıklar ve karşıt fikirli öğretim üyelerine uygulanan ayrımcı ve dışlayıcı politikalar Harran Üniversitesinin adeta makûs talihine dönüştü. Yakın ve karşıt dünya görüşünden pek çok akademisyen çeşitli sebeplerle gücendirilmiş oldu ve ilk kaçış başladı.

Servet Armağan 1994 yılında ikinci kez Rektör olması yaşanan sorunların dinmesine yetmedi ve ilerleyen süreçte YÖK tarafından görevden alınmasıyla, yerine Çukurova’dan Ziraat Profesörü Aytekin Berkman rektörü olarak atandı. Kısa süre sonra 1996 yılında yapılan üçüncü seçimde Rektörlüğe o şartlarda kimsenin ihtimal vermediği Mühendislik Fakültesi Profesörü rahmetli Mahmut Sert (MHP İktidarında)Rektör olarak atandı. Mahmut Sert,dönemi Harran Üniversitesi adına bir burhan ve sıra dışı bir dönemdi. Kural ve kaideler kendine özgü üslupla işletiliyordu. Bu dönemde dünya görüşü hangi fikriyatta olursa olsun, her kesimden akademisyen bir yoluyla farklı bir sorunla karşı karşıya kaldı. Ölçüsüz bu dönemin bana göre en büyük handikabı, 28 Şubat’ı da içine alan bir sürecin başlangıcı olmasıydı. Başörtüsü sorunu tüm şehri etkilediği gibi üniversiteyi de yakından etkilemişti. Başörtülü kızlar üniversiteye alınmıyor, öğretim elemanları kanalıyla belirlenen ve reva görülen cezalandırmalar uygulanıyordu. Bu sürecin tavizsiz bir şekilde uygulanması, Üniversite adına yapılması gereken yatırımlardan daha önemliydi. Yolsuzluk, rüşvet, adam kayırma, ahlaksızlık diz boyu olmuştu.Başta Ben olmak üzere Urfa medyasından bazı arkadaşlarımızın yaptıkları haberler üzerine YÖK soruşturmalar açtı ve Mahmut Sert hoca da dönemini tamamlayamadan 1998 yılında görevden alındı.

Yerine Şanlıurfalı olan ve Hacettepe Üniversitesinde dekan olan Prof. Dr. Haluk Soran seçim rektörü olarak atandı. Kısa süreli bu dönemde bile 28 Şubat uygulamaları kesintisiz devam etti.

1999 yılında 28 Şubat sürecinin amacına ulaşması için Tarım Bakanlığı eski bürokratlarından Ziraat Profesörü Uğur Büyükburç YÖK tarafından tepeden inme olarak rektör yardımcılığına getirildi ve yapılan seçimle beklenildiği gibi Rektörlüğe atandı. Bürokrat kimliği, sırtını Kemal Gürüz ve YÖK’e dayaması ve tavizsiz kimliğiyle Uğur Büyükburç üniversitede muhafazakâr kesim için sancılı bir dönemin temsilcisi oldu. Dönemin şiddetinden ve burhanından nemalanmak isteyen bazı akademisyenler, Büyükburç hocanın bu tutumunu lehine dönüştürerek, bir yandan makam mevki sahibi oldular,Bunların başını Zuhal Karahan, Bilge Erdiller başı çektiler. öte yandan görmeye tahammül edemedikleri muhafazakâr isimler tek tek sindirip, çeşitli sebeplerle üniversiteden uzaklaştırdılar. Bu yıldırma ve sindirme politikası karabasan gibi rektörlüğün ilk döneminde devam etti .ta ki, dönemin Şanlıurfa Milletvekillerinin Mecliste verdiği önergeye ve basında verildiği deklarasyona kadar.

Büyükburç’un 2003 yılında başlayan ikinci rektörlük dönemi bir önceki döneme göre daha uyumlu yumuşak geçiş olmuştur. Kadro kullanımında yaşanan zorluklarla birlikte, yatırımlara yönelik büyük hamleler yapılmış, Osmanbey kampusunda ilerlemeler kayıtedilmiştir.

2007 yılında Büyükburç ‘un ikinci Rektörlük sürecinin dolmasıyla, yerine Şanlıurfalı Fizik Profesörü İbrahim Halil Mutlu, Rektör olarak atanmıştır. Aslında Mutlu, geriye doğru gidildiğinde 2001 yılından bu sürece kadar Büyükburç’un yanında Rektör yardımcılığı yapmış bir isimdir. Mutlu hocanın ilk döneminin başlangıcında akademisyenler kadro ile ilgili sorun yaşamazken, inşaat yatırımları da kalınan yerden devam ediyordu. Bununla birlikte Mevcut Hükümet ve Cumhurbaşkanı dönemiyle YÖK Başkanlığına Yusuf Ziya Özcan hocanın atanmasına kadar başörtüsü sorunu devam etti. Bu durum mevcut siyasi otorite açısından tasvip edilmiyordu. Yasağın YÖK tarafından verilen talimatla kaldırılmasıyla, Harran Üniversitesi de rahatlamış oldu. İbrahim Halil Mutlu hocanın birinci rektörlük dönemi sonlarına doğru özellikle Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesine yönelik yatırımlar durdu. Pek çok fakültenin Bakanlar kurulundan onayı alınmasına rağmen, içleri öğretim elemanlarıyla doldurulamadı. Öğrenci sayısı da 20 yıllık bir üniversite için istenilen seviyeye getirilemedi. 2011 yılında yapılan seçimle birlikte İbrahim Halil Mutlu yeniden Rektörlüğe atandı ama üniversitedeki akademisyen, kamuoyunca bilinmedik nedenlerle birer birer farklı üniversitelere geçmeye başladılar. Son altı ayda sahasında otorite ve çoğu yurtdışı doktoralı ve deneyimli 50’ye yakın akademisyen Harran Üniversitesini terk ediyor. Mevcut iktidar, Şanlıurfa’dan onca Milletvekili ve Şanlıurfa’dan çıkan Bakan Şanlıurfa ve Harran Üniversitesi için büyük bir şans iken, maalesef bu şansın üniversiteye yansımasını pek hissedemedik. Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesine 3 yıldır gelen ödenekler kullanılmadan, geri iade ediliyor. Bir çivi bile çakılmadığı ve ilerleme olmadığını, her Osmanbey Kam püsüne gidişimizde şahit oluyoruz. 2007 yılında açılan Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulunun, Güzel Sanatlar Fakültesinin tabelası var, aradan geçen 4 yılda hala binası ve öğretim elemanları yok. Yine aynı yılda kurulan Eğitim Fakültesinin elemanları gittiğinden içi boşalmış durumda. Bu süreçte yaşananlar üniversite için kaygı verici olduğu gibi, şehrimiz için de kaygı verici boyuttadır. Bu devasa arazide ve kampusta, bunca yatırımlardan sonra öğretim elemanları giderse, bölümlerler kapanır, bu da tercih eden öğrencilerin sayısının azalmasına işarettir. Öğrenci ve öğretim elemanı azalırsa, şehrin ekonomik ve kültürel canlılığı azalır.

Aradan geçen 20 yılda gelinen nokta ortada ve tedbir alması kaçınılmaz boyuta. Üniversitenin 20. Kuruluş Yıldönümünde, Şanlıurfa’ya gönül verenlerin bu kaygı verici durumu görmesi ve bu kaygıyı paylaşması gerekir diye düşünüyorum.

Dönemin Cumhurbaşkanı Demirel’in söylemi ile Harran Üniversitesi, GAP’a lokomotif olmak istiyorsa artık kısır çekişme ve fikir ayrılıklarından kurtulmalıdır. Rektör Mutlu hocanın ‘dürüstlüğünden’ şüphem yok, kendi süresi içerisinde başarılı çalışmaları oldu, yatırımlar konusunda duyarlı, bir şeyler yapnak için çırpınıyor,ancak gidişatın iyi olduğunu söyleyemem, bana gelen bilgiler ve özellikle Öğretim üyelerinin ve Öğrencilerin çektiği çilelere son verilmelidir. Harran Üniversitesi , Şanlıurfa’nın her alanda gelişmesinde ön ayak olabilir.

Son söz, Dünyanın en eski Üniversitesi adını alan Harran Üniversitesi Şanlıurfa’nın beklentilerine cevap veremedi.Üniversitenin kalkınması için ise Şanlıurfa’lıların katkı bulunması gerekiyor. İş adamları ve STK’ların Üniversiteyi harekete geçirmelidir. Geride kalan koskoca 20 yılda sadece İstanbul’da bulunan Haluk Osman Arabacı dışından hiç bir iş adamının katkı sağlamaması düşündürücüdür.

Bu yazı toplam 178 defa okundu
Yorum Yazın


  • Sabah
  • Hürriyet
  • Milliyet
  • Radikal
  • Cumhuriyet
  • Akşam
  • Birgün
  • Bugün
  • Fanatik
  • Fotospor
  • Güneş
  • HaberTürk
  • Posta
  • Star
  • Takvim
  • Taraf
  • Türkiye
  • Vatan
  • Zaman
SANLIURFA
  ANKET OYLAMA